13 Haziran 2014 Cuma

Barcelona

Madrid Havaalanı çok renkliydi ...


Ama asıl gönlümüzü fetheden bu renkler değil, bebekli ailelere öncelikler oldu. Neredeyse hiçbiryerde sırada beklemedik. Sanki herşey bize göre ayarlanmış. Herkesin kullanabileceği bebek arabaları reyonu bile vardı, ücretsiz ;) Bu fotoğrafı çektik ama güvenlik gereği yasakmış tabii, ah bu Türklerin fotoğraflama isteği ahhh..


Trende de hiç yabancılık çekmedi benim gezgin baykuşum, poz poz üstüne..


Sürekli Arya Nil huzurlu mu sorusu dolu olunca kafada hep bir onaylama tepkisi görmek istiyor insan ! E gösteriyor da kuzum :*


Bu poza benzer bir poz geçen sene Belçika'da çekmiştik, ne kocaman olmuş, ne çok şeyi değiştirmiş bir yıl...


Barcelona sahili oldukça serindi. Genelde bira keyfi yapan arkadaş grupları vardı. Bizdeki denize girme hayalleri meğer hayal olacak kalacakmış. Ama Arya Nil plajın altını üstüne getirdi. Plaj öyle kullanılmaz böyle kullanılır dedi adeta :) Bize de zevkten dört köşe tebessümle onu izlemek düştü...


Park Güell


Flemenko izlemek ne keyifli  birşeymiş! Arya Nil topuk seslerinden korktuğu için onu apar topar çıkarıp nöbetleşe izlemek zorunda kalsak da müthiş bir deneyimdi! 

Aşklarım...

Kızımız opera binasına çok yakıştı... Umarım müzikle hep iç içe olacağı bir hayatı olur. Umarım ileride anne iyi ki beni heryere yanınızda çanta gibi taşımışsınız, zihnimde hep birşeyler o günlere dair güzel şeyleri bana hatırlatır gibi, huzurla doluyorum... der :) 

6 Haziran 2014 Cuma

İspanya, Madrid

Bir yolculuk postu olsun madem sıradaki, taze bloggerlık aşkına :)

Arya Nil ile babanın işi sebepli gezmelere çok alıştık.  Bu sefer kongre yeri Madrid'ti.   Madem oralara kadar gidiyorum neden birlikte gezmeyelim dedi babamız.  Yine hayır diyemedik :)
Bebişli yolculuk tabii ki bir hayli yorucu oluyor ama her seferinde biraz daha pratiklesiyoruz sanki,  çikilop da daha kolay uyum sağlıyor.  Bir de ben valiz hazırlama sürecinde biraz daha pratik olabilsem :( Saatler sürer mi bir iki valizi hazırlamak. Ve anne yolculuğa yorgun başladı...
Havaalanı yorgunluklarimiz Arya Nil'in şebeklikleri sayesinde hafifledi.  Kendi halinde dersini çalışan bir ablanın yakasına yapıştı.  Uçak kalkana kadar da onu rahat bırakmadı.
Ve babayla verilen bir poz...
Arya Nil uçakta ne ile kolay oyalanır: pipet ve ceviz. 

Biraz bitkin insek de uçaktan,  hafif serin ve temiz Madrid havası günlük enerji yüklememizi yaptı :) 
Attık kendimizi sokaklara...



Sevdik bu şehri ;)

Yurtdışında gezerken beni en çok keyiflendiren şey sokaktaki müzisyenler...
Şimdi nüfus 3 olunca ve 3 numara da sokak muzisyenlerini pek sevince keyfimize ne denir. ?. :) Adıyla örtüşmelerini sevdiğim. 




Duvarda Dali,  selam adamım! 
ve çizmeye dair verdiğim bir dizi söz daha :/


 Royal Palace... Bu saraya bayıldık.

 Sevgiliyle sangria keyfi...

Sarayda yağmurdan kaçan bir deli. 
Ara not: Blog yazmak meşakkatli işmiş.  Hangi fotoyu paylaşmalı ne yazmalı,  biraz afalladım sanırım :/


.

17 Mayıs 2014 Cumartesi

Deneme 1,2,3

O kadar uzak kaldığım bir konu olmuş ki, "benim de bir blogum vardı sanırım" düşüncesiyle hesabımı bulmaya çalıştım.  Iste burda beni beklermiş :)

Şu aralar kendimi blog okurken çok buluyorum.  Oldukça keyifli.... Bakalım ben de keyifli okumalara vesile olabilecek miyim?

Sevgiler sevgili okur.

18 Ekim 2011 Salı

Bilince Huzur Düşünce

Bilince Huzur Düşünce/ The Comedown of Composure in Consciousness

Şu anda sene 2014 ve bu çizimim Arya Nil'in odasını süslüyor.